KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/6506 E., 2010/4873 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili ile dava dışı şirket arasındaki elektrik aboneliği üzerinden elektrik kullandığını, elektrik kullanım bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek 9.345.24.-YTL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda elektrik tüketim faturalarından kullanıcı davalı şirketin dava dışı abone ile birlikte sorumlu olduğu, ancak gecikme cezası faiz niteliğinde olduğundan KDV ilave edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, toplam 8.020.65.-YTL.nin dava tarihinden itibaren % 25’i aşmayacak şekilde reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, faize % 18 KDV tahakkuk ettirilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı tarafından ödenmeyen elektrik enerjisi bedelinin tahsili istemiyle açılan alacak davasıdır. Davalı kullanıcı dava dışı abone ile birlikte elektrik bedelinden sorumludur. Alacaklı idare süresinde ödenmeyen faturalara son ödeme tarihinden itibaren gecikme faizi talep edebilir. Abone veya fiilen kullananın süresinde ödeme yapmamasına rağmen idarenin elektriği kesmemesi nedeniyle müterafik kusurlu olduğu kabul edilemez. Aksi halde kullandığı elektrik enerjisi bedelini ödemeyen abone veya fiilen kullanan kendi kusurundan faydalanmış olur. Mahkemece bu yön gözetilerek abonenin sorumlu olduğu miktar belirlenip, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davacı idare alacağından indirim yapılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/6506, K. 2010/4873, 21 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama