KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/6755 E., 2010/1295 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 19/02/2009
- Nosu
- 2006/347-2009/82
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Burcu Baysal Demirci ile davalı vek. Av. Ayşegül Öztürk'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, davacının keşideci davalının lehtarı bulunduğu 18.11.2005 tanzim, 19.12.2005 vadeli 60.000.00 TL’lik bononun hata ve hile ile imzalatıldığını, bu nedenle bono ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, bononun hile ile alındığı iddiasının gerçek olmadığını, davalının düğününde takılan altın ve paraların davacıya borç olarak verildiğini, karşılığında bononun alındığını, bonodan ayrı bir sözleşme ile de bu durumun belgelendirildiğini belirterek davanın reddine ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanlarına göre davacının hile iddiasını kanıtlayamadığı, tanıkların görgüye dayalı bilgileri olmadığı gerekçesiyle davanın reddine tedbir kararı verilmediğinden davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle hile iddiasının kanıtlanamaması ve açılan davada tedbir kararı verilerek icra takibi durdurulmadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/6755, K. 2010/1295, 11 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama