KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/6761 E., 2010/4400 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, 21506 sayılı su aboneliğine konu işyerinin 2000 yılından 2006 yılına kadar davalı tarafından kiralanarak kullanıldığını, tüketilen su bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, toplanan delillere göre davalının abone olduğu, duruşmaya gelmediği ve cevapta vermediği gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline ve % 40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tüketilen su bedelinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, davaya konu aboneliğin kendisi adına olmadığını, ve kendisinin böyle bir borcu bulunmadığı yolunda takibe itiraz etmiştir. Somut olayda ispat külfeti davacıda olup, sadece davalının abone olduğu yolundaki davacı yazısına istinaden davanın kabulü doğru değildir.
Öncelikle davacıya hangi dönemler için takip yapıldığı hususu açıklattırılarak abone dosyası getirtilmeli, şayet davacı abone ise varsa abonelik sözleşmesi hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılarak ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi, şayet davacı abone değilse davalının burayı hangi tarihlerde kullandığı tespit edilerek ve kullandığı dönemlere ilişkin su bedelinden sorumlu olacağı gözetilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/6761, K. 2010/4400, 14 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama