KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/6850 E., 2010/5206 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen ön sözleşmenin ardından sözleşme imzalandığını ve davalının ayrıca taahhütte bulunduğunu bu sözleşme ve taahhütname hükümlerine göre davalının işyerinde müvekkile ait boya ve malzemeyi kullanmayı ayrıca müvekkilince teslim edilen makineyi bulundurmayı üstlendiğini,
müvekkilinin ise davalının bu taahhüdüne karşılık sözleşmede karalaştırılan bir takım teçhizatları vermeyi ve bunların davalı işyerine montajı için gerekli giderleri üstlenip yerine getirmiş ise de davalı yanın sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmeyerek dava dışı firmalara ait boya ve malzeme kullanımında bulunduğunun anlaşıldığını ve yine sözleşme ile taahhütname hükümlerine göre makine ve eklerinin iadesi ile yatırım masraflarını ödeme yükümlülüğünün doğduğunu, bu yükümlülüklerini ifa etmemesi üzerine müvekkilince akdin feshedildiğini belirterek,
davalının ödemeyi taahhüt ettiği 78.200.000,-İtalyan Lireti karşılığı 66.040.-YTL’nin davalıdan tahsiline, aynı sebeplerle davalıya kullanılmak üzere verilen makine ve teferruatının müvekkiline aynen idesine, mümkün olmadığı takdirde bedeli olan 13.500.-DM karşılığı 11.285,30.-YTL’nin davalıdan tahsiline, alacağa temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile akdedilen ön sözleşmede , davacı şirketin taraf olarak yer almadığından aktif dava ehliyetine sahip bulunmadığını, sonradan imzalanan sözleşme ve taahhütnamede de davacı şirketin imzası olmadığından bu sözleşme ve taahhütnamenin geçersiz bulunduğunu, sözleşmenin varlığı kabul edilse bile on yıl boyunca davacı ürünlerinde sürekli fiyat artışları meydana gelmesi sonucu müvekkilini zor duruma soktuğunu, sözleşmenin günün şartlarına uyarlanması gerektiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasındaki akdi ilişkinin ve davacının iddialarının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 65.301,61.-YTL’nin temerrüt tarihi olan 25.7.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/6850, K. 2010/5206, 28 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama