KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/7001 E., 2010/4862 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilince 15.000 YTL’lik bir kısım senet karşılığı, 10.000 YTL’lik kısmı da senede dayalı olmaksızın davalıdan toplam 25.000 YTL tutarında mal aldığını, karşılığını da 25.000 YTL’lik banka havalesi ile davalıya ödediği halde davalı yanca bononun iade edilmeyerek müvekkili aleyhine takibe konu edildiğini belirtmek suretiyle 15.000 YTL bedelli senetten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı yanca yapılan ödemenin bonoya karşılık olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece davalı yanca davacıya beş adet fatura kapsamında 34.990.95 YTL’lik mal satılarak teslim edilmesine karşılık davacının 25.000 YTL tutarında banka havalesiyle ödemede bulunduğunun anlaşıldığı ve böylece bononun 9.990.95 YTL’lik kısmından dolayı borçlu olduğunun saptandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davaya konu bono nedeniyle davacının 9.990.95 YTL borçlu bulunduğunun tespitine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı taraf davalıdan bir kısmı senet karşılığı bir kısmı da senetsiz olmak üzere toplam 25.000 YTL bedelli mal aldığını kabul ettiğine göre, davalının bu iddia karşısında anılan tutardan daha yüksek miktarda davacıya mal sattığını kanıtlaması gerekir.
Somut olay bakımından davalının 25.000 YTL’den daha fazla tutarda mal sattığını kanıtlayamaması karşısında davacının bono düzenleme tarihinden sonra vadeden önce davalıya yaptığı ödemenin takibe konu 15.000 YTL’lik bonoya yönelik olduğu gözetilerek, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken belirtilen yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/7001, K. 2010/4862, 21 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama