KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/10376 E., 2010/13697 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh HukukMahkemesi
- Tarih
- 27.10.2009
- Nosu
- 446/1307
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı şirket tarafından davadışı borçlu şirket aleyhine girişilen takip dosyasından müvekkili adına İİK’nun 89.maddesi uyarınca 1.haciz ihbarnamesi gönderildiğini, müvekkilinin süresi içinde haciz ihbarına cevap verdiğini, daha sonra aynı vekil tarafından borçlunun alacaklarına haciz konulması amacı ile ...
3.İcra Müdürlüğünün 2005/5125 sayılı dosyasından müvekkili hakkında 1.haciz ihbarnamesi çıkarıldığını, buna verilen cevapta yanlışlıkla davadışı borçlu şirketin müvekkilinden alacaklı olduğu şeklinde beyanda bulunulduğunu, yanlışlığın fark edilip, durumun icra dosyasına bildirilmesine rağmen davalının müvekkili hakkında İİK’nun 89/3.maddesi uyarınca 3.haciz ihbarnamesi gönderildiğini, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının verilen kesin süreye rağmen bilirkişi incelemesi yapılması için gerekli giderleri yatırmadığı bu nedenle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 3.7.2008 gün 2008/759-7378 sayılı bozma ilamında İİK’nun 89/3.madde hükmünden bahsedilip “Hal böyle olunca mahkemece ikinci haciz ihbarnamesine itiraz edilmiş olmasına rağmen davacıya 3.haciz ihbarnamesi çıkarılmasının yerinde olup olmadığı tartışılıp irdelenmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir” denilmiştir. Bu durumda mahkemece Dairemizin bozma ilamı gerekleri yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/10376, K. 2010/13697, 2 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama