KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/11065 E., 2010/12690 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
241 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı talebin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
İhtiyati haciz talep eden banka vekili, dava dışı ...'a kredi kullandırıldığını, kredinin geri ödenmemesi üzerine 48.107.92.-TL.lik alacağın ödenmesi için borçlulara ihtarname gönderildiğini, fakat borcun ödenmediğini, aleyhine ihtiyati haciz istenilen ...'ın resmi senedin 2.maddesine göre ipotek limiti miktarınca borçtan müşterek ve müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunu, borçlular edimlerini yerine getiremediklerinden alacağın tahsilini teminen, borçluların kaçması, mal kaçırması, kuvvetle muhtemel olduğundan İİK.nun 257.maddesi uyarınca teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia ve dosyadaki belgelere göre borçlu ...'ın borçlusu ... olan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin kefili sıfatıyla tarafı olmadığından alacağın varlığının kanıtlanması yargılamayı gerektirdiğinden istemin reddine karar verilmiş,karar ihtiyati haciz talep eden banka vekilince temyiz edilmiştir.
Alacaklı banka ile ... arasında imzalanan kredi sözleşmesinde ...'ın kefil olarak imzası bulunmamaktadır. Ancak bu kişi tarafından banka lehine verilen 14.1.2009 tarihli ipotek akit tablosunun 2.maddesinde ipotek verenin ipotek limiti miktarınca borçtan müşterek ve müteselsil borçlu ve müteselsil kefil olarak sorumlu olduğu hükme bağlanmıştır. İpotek akit tablosunda yer alan bu kefalet B.K.nun 484.maddesindeki koşulları taşıdığı için geçerlidir. Mahkemece, ihtiyati haciz isteminin bu hüküm gözetilerek değerlendirilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz isteminin reddi isabetli görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/11065, K. 2010/12690, 8 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama