KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/11621 E., 2011/6438 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı borçlunun imzaladığı 4.9.2000 tarihli Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesine istinaden kredi kullandığını, kredinin teminatını teşkil etmek üzere hisse senetlerini 22.12.2000 tarihli rehin senedi ile müvekkili bankaya rehnettiğini, davalının müvekkili bankadan kullandığı kredi ile hisse senedi alım-satımı yaptığını, esasen vermiş olduğu menkul rehninin borçlunun kredi kullandığının kanıtı olduğunu, alacağın tahsili için girişilen menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kredi sözleşmesini(limiti 4 milyar olan) imzalandığını, ancak kredi kullanmadığını belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davalının kullandığı iddia edilen kredi ile ilgili bu kredinin davalıya ödendiğine ilişkin ödeme fişlerinin kredi hesabından davacının tasarruf veya cari hesaplarına virman yapılmasına ilişkin talimatına dair belgelerin davalı tarafından hisse alımına ilişkin yazılı veya sözlü olarak verilmiş talimat belgesinin sunulamaması karşısında davacının davalı tarafa sermaye piyasası araçları alınması maksadı ile kredi kullandırıldığını, davalının yatırım hesabına havale yapıldığını, yapılan havalelerin davalı tarafından kullanılmak sureti ile benimsendiğini, davacının ispat edememesi nedeniyle davanın reddine, davalının koşulları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi ile rehin senedine dayanmaktadır. Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 74.maddesine göre, “Müşteri banka ile arasında çıkacak her türlü anlaşmazlıklarda banka defter ve belgelerindeki kayıtların delil olacağını bunlara itiraz etmeyeceğini kabul eder. Ayrıca, müşteriden nakit depo edilmesi veya ek teminat istenmesi açısından da bankanın defterleri ve diğer her türlü kayıtları esas alınacaktır.” denilmektedir.
Mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 01.08.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporunun 13. ve 15.sahifelerinde davacı banka tarafından kullandırılan krediler toplamının 184.877.000.000 TL olduğu, bunun 1.000.000.000 TL’sinin davalıya nakit kredi olarak kullandırıldığı 107.132.000.000 TL’nin davalının hisse senedi alımları için Site Yatırım Menkul Değerler hesabına muhtelif tarihlerde havale edildiği, bakiye 76.745.000.000 TL’nin ise önceki tarihli kredilerin bir bölümünün tasfiyesinde kullanıldığı belirtilmiştir.
Davalı, menkul değer alımı için kredi kullanmadığını, bedelini ödemek sureti ile menkul değer satın aldığını savunduğuna göre bu yöndeki savunmasını usulen ispatla yükümlüdür.
Öte yandan bilirkişi raporunda gösterilen bir kısım kredinin önceki kredi borçlarının tasfiyesinde kullanıldığı belirtilmiş olmasına rağmen bu konuda yeterli araştırma ve inceleme yapılmamış önceki kredi borçlarının yeniden kullandırılan kredi ile ödenip ödenmediği ya da kimin tarafından ödendiği hususları üzerinde durulmamıştır.
Bu durumda mahkemece yukarıda belirtilen hususlar üzerinde durulup araştırma, inceleme ve değerlendirme yapılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/11621, K. 2011/6438, 10 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama