KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/12443 E., 2010/14083 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 12/06/2008
- Nosu
- 2007/576-2008/331
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının borçlusu olan dava dışı şirket aleyhine giriştiği icra takip dosyasından müvekkiline İİK.’nun 89. maddesine göre gönderilen üç haciz ihbarnamesine de itiraz edilemediğini, ancak davalının borçlusunun müvekkilinden bir alacağı bulunmadığını belirterek, borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet itirazında bulunduğu gibi haciz ihbarnamelerinin haklı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, icra dosyası, davacının defter ve kayıtlarının incelenmesi ile düzenlenen bilirkişi kurulu raporu kapsamına göre davacının takip borçlusu olan dava dışı şirkete borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunun (2.) sayfasında belirtildiği üzere kapanış tasdikleri yapılmamış olan ticari defterler sahibi lehine delil teşkil etmezler. Ne var ki, anılan raporda davacı tarafça ibraz edilen sair vesaikin, muhasebe fişleri ve muhasebe fişlerine ekli müsbit evrakların Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği ve davacı lehine delil niteliğinde oldukları bildirilmiştir. Bu rapora karşı ise davalı vekilince tasdiksiz defterlerin ve belgelerin her zaman düzenlenmesi mümkün olduğu beyan edilerek itiraz edilmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, anılan raporda bildirilen muhasebe fişleri, muhasebe kayıtları ve muhasebe fişlerine ekli müspit evrakların neler olduğu, bunların her zaman düzenlenebilecek belgelerden olup olmadığı yolundaki davalı vekilinin itirazları gözetilerek, gerektiğinde bu yönde yeni bir rapor alınarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/12443, K. 2010/14083, 9 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama