İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /19. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 19. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/12988 K.2010/14146

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği…

Esas2010/12988Karar2010/14146Tarih13 Aralık 2010Okuma2 dk · 469 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/12988 E., 2010/14146 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Aralık 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Tarih
30.12.2009
No
272-378
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

469 kelime·2 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ...

Sağlık Hizmetleri Ltd.Şti ile davalı banka arasında düzenlenen kredi sözleşmesini kefil olarak imzaladığını, asıl borçlu şirkete fon kredisi kullandırıldığını asıl borçlunun bu kredileri ödediğini, müvekkilinin 07.08.2006 tarihinde davalı bankaya dilekçeyle başvurarak yeni fon kaynaklı kredi kullandırılması halinde müvekkilinin sorumlu olmayacağını bildirdiğini, davalı bankanın bu bildiriye cevap vermeyerek müvekkilinin talebini zımnen kabul ettiğini, bu bildirimin sonrasında davalı bankanın asıl borçluya yeniden kredi kullandırdığını, bu kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek müvekkili hakkında da icra takibi başlatıldığını,

müvekkilinin bahse konu bildirimden sonraki borçlardan sorumlu olmayacağını belirterek takip nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve ayrıca ödenen 20.000.-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili ile asıl borçlu arasında davalının da kefili olduğu tek bir genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereği asıl borçlu şirkete 125.000.-TL fon kredisi tahsis edildiğini, borçlu şirketin bu fon çerçevesinde (18) adet kredi kullandığını, (10) tanesinin ödendiğini, 8 adet kredinin ise muhtelif taksitlerin zamanında ödenmediğini, davacının 07.08.2006 tarihli başvurusundan sonra ayrı bir kredi sözleşmesinin imzalanmadığını, takip konusu kredi borcunun (3) adedinin davacının başvurusundan önce kullandırıldığını ve bu kredilere ilişkin borcun vade farkı hariç 27.056.8.- TL olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının kefaletten rücu ettiği 07.08.2006 tarihi itibariyle kefilliğinin sona erdiği, bu tarihten sonra kullandırılan kredilerden sorumlu tutulamayacağı, kefaletten rücu edilmeden önce kullandırılan krediler nedeniyle davacının 27.504.24.-TL’den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının takip nedeniyle takip tarihi itibariyle 98.321.28.-TL’den borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, kredi sözleşmesine dayalı olarak başlatılan takipten dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Kredi sözleşmeleri karşılıklı taahhütleri içerdiğinden kefil veya kefiller tek yanlı olarak bildirdikleri irade beyanı ile kefaletten vazgeçemez. Bu şekilde bir bildirim, sözleşmenin diğer tarafınca açıkça kabul edilmedikçe hukuki sonuç doğurmaz.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, davacının kefaletten vazgeçtiğini bildirdiği 07.08.2006 tarihi itibariyle kredi borcunun devam ettiği ve bu tarihten sonra da (5) adet proje ile fon kredisi kullandırıldığı anlaşılmıştır. Yeniden fon kredisi kullandırılması, yeni bir kredi ilişkisi olmayıp, başlangıçta imzalanan sözleşmeye dayalı olarak devam eden bir süreçtir.

Bu durumda mahkemece, davacının kefalet limiti gözetilerek dava tarihi itibariyle asıl borçlunun ve buna bağlı olarak davacı kefilin sorumlu oldukları borç miktarının konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi kurulundan banka kayıtları üzerinde yaptırılacak inceleme sonucu aldırılacak rapora göre saptanarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçelerle ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/12988, K. 2010/14146, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
19. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/12988
Karar No
2010/14146
Tarih
13 Aralık 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/12988 K.2010/16432
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/12988 K.2010/13300
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/12988 K.2010/16017
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/12989 K.2010/14165
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/12989 K.2010/20867
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/12989 K.2010/16451

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.