KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/1305 E., 2010/3005 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2010
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı T. ... Bankası A.Ş.vek.Av.... ile davalı ... arasında görülen dava hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 6.2.2008 gün ve 394-31 sayılı hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 20.7.2009 gün ve 1438-7381 sayılı ilamına karşı davalı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Mahkemece, davacının davasının ve davalının tazminat, isteminin reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 20.7.2009 günlü kararı ile bozulmuş olup, bu karara karşı davalı vekilinin karar düzeltme istemi ile yeniden yapılan inceleme sonucu;
1-Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440.maddesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
2-Dava, davalının dost-hesap kredisi borcunu davacı bankaya ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davalı vekili, taraflar arasında kredi sözleşmesi olmadığı gibi, müvekkilinin borcu da bulunmadığını bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, banka cevabi yazıları, bilirkişi raporları toplanan delillere göre, bankada davalı adına hesap açıldığını,hesabın banka çalışanı olan dava dışı davalının kızı tarafından açılıp, kullanıldığı, bunun banka tarafından da kabul edildiği, davalının banka ile sözleşmesi hesabı bulunmadığı gibi hesap haraketinin de bilgisi dışında olduğu, bu durumda takibe konu borçtan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın ve şartları oluşmadığından davalı vekilinin tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığın Banka Kredi Kartı Sözleşmesinden kaynaklanmadığı, iddia olunan ilişkinin dost-hesap kredisinden kaynaklandığı, davacının taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunu ve davalı tarafından kredi kullanıldığını kanıtlayamadığı gözetilerek, kararın onanması gerekirken, ilamda gösterilen gerekçelerle bozulmuş olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/1305, K. 2010/3005, 18 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama