KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/14537 E., 2011/7568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, mobilyacılık yapan davalının müvekkilinden aldığı mallara karşılık iki adet çek düzenlenerek verdiğini, ödenmeyen çeklerin bankaya ibraz edildiğini ve karşılıksız çıktığını ileri sürerek, toplam 14.500 TL alacağın yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacıyı tanımadığını ve davacıdan mal almadığını, çeklerdeki imzaların müvekkiline ait olmama olasılığının yüksek olduğunu, ispat yükünün davacıda bulunduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olup, davaya konu çekler karşılığında davacının davalıya mal teslim ettiği halde çeklerin ödenmediği ve çeklerin süresinde bankaya ibraz edilmemeleri nedeniyle zamanaşımına uğradıkları ve davacının alacağının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, 14.500 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle imzası davalı tarafından yargılama sırasında kabul edilen çeklerin, mahkemece süresinde bankaya ibraz edilmediğinin düşünülmesi doğru değil ise de; süresinde ibraz edilen bu çeklerin süresinde takibe konulmaması sonucu zamanaşımına uğraması nedeniyle yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilip, davacıya alacaklı olduğunun tanık dahil her türlü delil ile kanıtlama imkanı verilerek tarafların delillerine göre davanın kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/14537, K. 2011/7568, 7 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama