KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/14959 E., 2011/2748 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
813 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından ...olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde bir kısım müdahiller vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
İflasın ertelenmesi talebinde bulunan vekili,.....Otel Turizm Ltd.Şti.’nin turizm ve otelcilik alanında faaliyet gösterdiğini, ekonomik kriz nedeniyle borca batık hale geldiğini, sunulan iyileştirme projesinde öngörülen tedbirlerin uygulanmasıyla borca batıklıktan kurtulmasının mümkün olduğunu belirterek, şirketin iflasının bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada ..... İnş.Tur.AŞ. vekili, inşaat alanında faaliyet gösteren müvekkili şirketin ekonomik kriz nedeniyle borca batık hale geldiğini, sunulan iyileştirme projesinde öngörülen tedbirlerin uygulanmasıyla borca batıklıktan kurtulmasının mümkün olduğunu belirterek iflasın ertelenmesi talebinde bulunmuştur.
Mahkemece...Otel’in mülkiyetinin ... İnş.AŞ.’ye ait olduğu, ... Otel Ltd.’nin iflasının ... İnş.AŞ.’yi etkileyeceği, her iki şirketin yatırımlarını tamamlamak üzere olduğu, artık satış yapmak suretiyle para kazanma noktasına geldikleri, iflas kararının alacaklılar lehine olmayacağı belirtilerek şirketlerin iflasının bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiş, hüküm bir kısım müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle birden fazla şirketin birlikte iflas erteleme talebinde bulunmalarında bir isabetsizlik bulunmamasına göre müdahiller vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır.
Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir.
Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Bilirkişi kök ve ek raporlarına göre şirketlerin borca batık olduğu, iyileştirme projesinde öngörülen tedbirlerin uygulanması hâlinde borca batıklıktan kurtulabilecekleri belirtilmiş, mahkemece bu raporlar hükme esas alınarak iflâs erteleme kararı verilmiştir.
İyileştirme projesindeki tedbirlerin uygulanmasını da denetleyen 6.12.2010 tarihli kayyım raporunda; borç mutabakatı sağlanan ve protokol yapılan alacaklılara nakit sıkıntısı nedeniyle ödeme takvimine uygun şekilde ödeme yapılamadığı, yeni kaynak ihtiyacını karşılamaya yönelik somut bir gelişme sağlanamadığı, devre tatil satışlarından beklenen gelirin temin edilemediği, diğer projelerde de nakit sıkıntısından kaynaklı sorunlar yaşandığı ifade edilmiştir.
Bu durumda mahkemece, işletme sermayesi yetersizliğinden kaynaklanan sorunlara ilişkin anılan kayyım raporundaki tespitler de gözetilerek, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/14959, K. 2011/2748, 2 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama