KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/14986 E., 2011/9563 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı yanca icra takibine girişildiğini, takibe dayanak 15.02.2008 tanzim tarihli 10.000.-TL.bedelli bononun taraflar arasında süre gelen ticari ilişkiye dayalı cari hesabın teminatı olarak verildiğini, mal alımları konusunda yanlar arasında 21.04.2008 tarihinde akdedilen protokol gereğince davalıdan yapılacak mal alımlarında müvekkilinin yazılı onayının aranmasının şart koşulduğunu, buna rağmen müvekkilinin onayı olmadan müvekkilince işten çıkarılan dava dışı ... isimli şahsa mal verilmiş ve fatura tanzim edildiğini, müvekkili tarafından mal teslim alınmadığından faturalara itiraz edildiğini,
bunun üzerine davalı yanca faturadaki meblağ üzerinden teminat senedini icra takibine konu ettiğini, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını belirterek takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu bononun davacı şirketin müvekkilinden satın almış olduğu veya alacağı malların ödenmesine ilişkin düzenlendiğini, yanlar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı çalışanı ...’a malzeme teslimi yapıldığını, ancak davacının malzemelerin yetkilisi olmayan kişi tarafından teslim alındığını iddia ederek ödemeden kaçındığını, 21.04.2008 tarihli protokolden müvekkilinin haberi olmadığı gibi protokol üzerindeki imzanın da müvekkili veya çalışanına ait olmadığını, böyle bir protokole imza atılmadığını belirterek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, takibe ve davaya konu bononun taraflar arasındaki cari hesabın teminatı olarak düzenlendiğinin ihtilafsız olduğu, 21.04.2008 tarihli protokol gereğince mal alımları konusunda mutlaka davacının yazılı onayının bulunmasının kararlaştırıldığı, protokol üzerindeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğunun anlaşıldığı,
davacının onayı alınmadan davacı çalışanı ya da yetkilisi olmayan kişiye yapılan malzeme satışı bedelinden davacının sorumlu tutulamayacağı, dolayısıyla fatura miktarı kadar kısmı takibe konu edilen senedin bu miktar yönünden bedelsiz kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu senetten dolayı takip miktarı olan 2.930.10.-TL.tutarında davacının borçlu olmadığının tespitine, koşulları bulunmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/14986, K. 2011/9563, 6 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama