KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/1700 E., 2010/11305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında bonolara dayalı olarak takibe geçtiğini bonolarda müvekkilinin ciranta olduğunu, bonolar protesto edilmediği için TTK.unn 690.maddesi yollaması ile aynı Kanunun 626.ve 642.maddeleri uyarınca davalı hamilin cirantalara müracat hakkı bulunmadığını, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata hükmedilmesin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının İcra Mahkemesinde dava açma süresini geçirdiğini, davacının ileri sürdüğü hususların İİK.nun 170/a.maddesine dayandığını, bu madde uyarınca tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; taraflar arasında şifahi olarak tellallık sözleşmesi yapıldığı, davacı davalıdan aldığı malları davalının nam ve hesabına üçüncü şahıslara sattığı, bu mallar nedeni ile verilen senetlerin davacı tarafından ciro edilip davalıya teslim edildiği, davalının senetleri teminat amacı ile davacıya ciro ettirdiği ve asıl borçlulardan tahsil edemediği senet bedellerini davacı cirantadan talep ettiği, davacının senetler nedeni ile alacaklı olmadığı bu nedenle bu alacağı devretmesinin mümkün bulunmadığı, TTK.nun 626. ve 642. maddesi uyarınca protesto edilmeyen senetlerde hamilin cirantalara karşı müracat hakkı olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/1700, K. 2010/11305, 14 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama