KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/1816 E., 2010/11995 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe geçtiğini, oysaki takip dayanağı senedin müvekkili tarafından teminat olarak boş şekilde dava dışı...'a verildiğini, bu kişinin davalının eşi olduğu, davalının Sivrihisar Cumhuriyet Başsavcılığını 29.08.2008 tarihinde verdiği ifadede bu hususu kabul ettiğini, dava dışı...'un 02.08.2007 tarihinde vefat ettiği, senedin boş kısımların sonradan doldurulduğunu, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin takip nedeni ile borçlu olmadığının tesbiti ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senetteki imzanın inkar edilmediğini, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun yazılı delille isbat edilmesi gerektiğini, senedin teminat amaçlı düzenlenmediğini öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata hükmedilmesini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda. TTK.nun 690.maddesi yollaması ile bonolarda da uygulanan aynı yasanın 592.maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesinin mümkün olduğu, bu tür bir bono düzenlenirken veya tamamın doldurulmamış bir bono tedavüle çıkarılırken anlaşmalara aykırı olarak doldurulduğu yazılı belge ile ispatlanmadığı sürece bono üzerindeki yazılı rakam ve tarihlerin geçerliliklerini koruduğu,
bu bağlamda bononun lehtar hanesi boş bırakılarak başkasına tevdiinin de mümkün olduğu senedi alan kişinin, lehtar hanesine kendi adına yazabileceği gibi senedi lehtar hanesi boş olarak diğer bir kişiye de verebileceği, bu durumda senette lehtar olarak yazılı olan kişinin hukuken hamil sayılacağı , somut olayda da davacının senedi boş olarak tanzim edip, davalının murisi dava dışı...'a verdiği ve senedin bu şekilde mirascısı davalıya geçtiği ve davalının lehtar hanesine kendi ismini yazıp, miktar kısmını da doldurarak takibe koyduğunu,
senedin nakten kayıtlı oluşuna rağmen her iki tarafın da senedin davacı,dava dışı muris Hikme Atasoy'un manifaturacı dükkanından aldığı mal bedeline karşılık verildiğini ifade etmesi karşısında her iki tarafın da senedin düzenlenme sebebini talil ettiği ve kendisine ispat külfeti düşen davacının iddiasını yazılı delille isbat edemediği gibi teklif edilen yeminin de davalı tarafından usulen yerine getirildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/1816, K. 2010/11995, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama