KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/2203 E., 2010/9606 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 18.11.2009
- No
- 1231-1243
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ...'in davalı bankadan kullandığı kredi sözleşmesine kefil olduğunu, müvekkilinin 26.12.2005 tarihinde kredi borcunun tamamını ödediğini, ancak davalı bankanın müvekkili aleyhine takip başlattığnı, kredi sözleşmesinin 12.maddesi uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun sözleşmede belirtilen limitle sınırlı olduğunu belirterek, müvekkilinin takibe konu alacakla ilgili olarak davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %40 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... arasında süresiz genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden adı geçen asıl borçluya eşit ödemeli kredi ile birlikte kredili mevduat hesabı kredisi kulandırıldığını, davacının ödemesinin kredili mevduat hesabı kredisine ilişkin olduğunu, dava dışı asıl borçlu ile müvekkili arasındaki kredi ilişkisinin henüz tamamen sona ermediği için davacının sorumluluğunun devam ettiğini bildirerek davanın reddi ile %40 oranında tazminata hükmedilmesini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davacının kısmen davalı bankaya borçlu olduğu gerekçesiyle davacının takip nedeniyle 2.057.89.-TL asıl alacak, 648.85.-TL faiz, 41.76.-TL, BSMV olmak üzere toplam 2.748.50.-TL'den borçlu olmadığının tespitine, fazla istemin reddine, İİK.nun 72.maddesi uyarınca %40 oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yargılama sonunda dava kısmen reddedildiği halde ve davalı taraf da kendisini vekille temsil ettirdiğine göre davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemiş olması doğru değildir.
../...
S.2
Esas Karar 2010/2203 2010/9606
Aslı gibidir. · Karşılaştırıldı. ...
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/2203, K. 2010/9606, 13 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama