KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/2361 E., 2010/11951 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalılardan ...’ın 28.04.2003 tarihli sözleşme ile yılda asgari 1000 m3 beyaz ürün, diğer davalılar ... ve ...’ın 12.11.2004 tarihli sözleşme ile yılda asgari 400 m3 beyaz ürün satın alma taahhütlerinin bulunduğunu, davalıların taahhütlerini yerine getirmediklerini iddia ederek fazlaya dair hakları saklı kalarak 20.000 USD kâr mahrumiyetinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili savunmalarında, ekonomik kriz nedeniyle tüketimde meydana gelen daralma sonucu mal alamadığını, davacının bayiler arasında eşit davranmadığını ve farklı fiatlar uyguladığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asgari alım taahhütlerini yerine getirmeyen davalıların davacının kâr kaybından sorumlu oldukları gerekçesiyle 20.000 USD’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalıların asgari alım taahhütlerini yerine getiremedikleri anlaşıldığından davalı ...’ın tüm, davalılar ... ve ...’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalılar ... ve ... 12.11.2004 tarihli sözleşmeden doğan borç ile sorumlu olup bilirkişi raporu ile bu miktar 13.475 USD olarak belirlenmiş ve davacı taraf bu rapora itiraz etmemiştir.
Bu durumda davada talep edilen 20.000 USD'den davalılar ... ve ...'ın sorumlu oldukları miktar gösterilerek hüküm kurulmak gerekirken tüm talepten sorumlu olacak şekilde müştereken ve müteselsilen tahsile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/2361, K. 2010/11951, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama