KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/2367 E., 2010/8825 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki araç bedelinin iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı, davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vek.Av.... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, ayıplı aracın satışı ile ilgili akdin feshi ile satıcıya geri verilmesi, satış bedelinin iadesi ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan ... Otom.A.Ş’den 14.02.2006 tarihinde ... Benz marka araç satın aldığını, diğer davalının araç ithal eden firma olduğunu, aracı satın aldığı tarihten itibaren sürekli olarak şanzıman bölgesinden vuruntular meydana geldiğini, bunların yolda giderken arttığını, sorunun giderilmesi için defalarca servise gittiğini,
sorunun hala giderilemediğini yaptıkları araştırmada da bu seride üretilen araçlarda üretim hatası sebebiyle aynı sorunların çıktığını öğrendiklerini belirterek araç bedeli 170.075.00 TL’nin davalılardan fatura tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine ve araçtaki ayıp nedeniyle çekilen sıkıntılara karşılık olmak üzere 10.000.00 TL manevi tazminatın davalılardan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... Bent Türk A.Ş vekili, davacının arıza olarak bildirdiği hususların ayıplı imalattan değil, aracın teknik aksam ve konseptinden kaynaklandığını, sözleşmenin fesih şartlarının oluşmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı ... Otom. Tic.ve San.A.Ş vekili, davacının şikayeti üzerine davaya konu aracı incelediklerini, herhangi bir arızaya rastlayamadıklarını, ancak müşteri memnuniyetini ön planda tutarak şanzıman kontrol ünitesinin değiştirildiğini, kumanda ünitesi programının güncellendiğini, sözleşmenin feshi şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre aracın 24 kez servise şikayetle başvurulduğu, bu şikayetlerden 12 tanesinin araç şanzımanı ile ilgili olduğunu, sorunun kontrol ünitesinden kaynaklandığı aracın gizli ayıplı olduğu ve imalat hatasının halen devam ettiği davalının yaptığı tüm tamir ve işlemlere rağmen giderilemediği, aynı model araç türünden üretilen başka araçlar içinde açılan emsal davalarda kesinleşen kararlara göre üretici firma ile satıcının sorumluluklarına karar verildiği gerekçesiyle satış akdinin feshi ile fatura bedelinin dava konusu aracın davalılara iade tarihinden itibaren değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, manevi tazminat şartların oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/2367, K. 2010/8825, 13 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama