KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/3347 E., 2010/11523 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen Mülkiyeti Muhafaza Kaydıyla Çekici Satış Sözleşmesi uyarınca ödemesi gereken 13.000.-TL.yi süresinde ödememesi nedeniyle, bedelin 3 gün içinde ödenmesi, aksi takdirde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağına ilişkin ihtarname gönderilmesine rağmen bedelin ödenmediğini bildirerek kullanımdan ve/veya müvekkilinin kullanamamasından kaynaklanan zararlara ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin feshi ile çekicinin teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıdan satın alınan çekicinin bedelinin bir kısmının peşin bakiye 13.000.-TL.lik kısmı için ise bono verildiğini, bonodan kaynaklanan borcun teminatı olmak üzere de davaya konu mülkiyeti muhafaza kaydıyla satış sözleşmesinin imzalandığını, bono bedelinin ödenerek senet aslının alındığını, ancak çekici üzerindeki mülkiyeti muhafaza kaydının kaldırılmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacı tarafın noter senedinde belirtilen bononun davalı tarafça kendilerine verilmediğini, bononun halen davalıda olduğunu bildirdiğine ve bono davalının elinde bulunduğuna göre bedelin ödenmemiş olduğunu kanıtlama yükümlülüğünün davacıya ait olduğu, bono davalının elinde olduğundan TTK.hükümleri çerçevesinde bono bedelinin ödendiğinin kabulünün zorunlu olduğu, davacının bono bedelinin ödenmediğini ispat edemediği,
davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmasına rağmen gerekli yemin davetiye gideri ve yemin teklifini verilen kesin sürede yerine getirmediği ve kesin süreden vazgeçilmesini talep ettiği, ancak ispat yükü kendisinde olan davacının bu talebinin yerinde görülmediği, bononun miktarı itibariyle tanık dinletilmesinin mümkün olmadığı gibi davalı tarafın bu hususta muvafakatı bulmadığı, davacıya verilen kesin süre ve yapılan ihtar usule uygun olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/3347, K. 2010/11523, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama