KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/3564 E., 2010/13791 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
- Tarih
- 10.11.2009
- No
- 604-543
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında 20.03.2006 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeden doğabilecek ana borç ve faizlerinin teminatını teşkil etmek üzere davalı şirkete iki adet teminat mektubu verildiğini, sözleşmenin süresinin 20.03.2007’de sona erdiğini, sözleşmenin süresi dolmadan davalıdan müvekkilince şifahen sözleşmenin yenilenmeyeceğinin davalıya bildirildiğini, bilahare 02.05.2007 tarihli ihtarname ile aynı hususun davalıya ihtar edilerek teminat mektuplarının iadesinin istendiğini ancak davalının teminat mektuplarını nakde çevirdiğini,
teminat mektup bedellerinin ödenmesi için davalıya gönderilen ihtarın sonuçsuz kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000 TL’nın teminat mektuplarının nakde çevrilme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 30.07.2009 tarihli dilekçesiyle davasını 124.975.TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin ikametgahı ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının sözleşme uyarınca aldığı mallar nedeniyle müvekkiline borcu bulunduğunu, davacının sözleşmenin feshine ilişkin bir bildirimde bulunmadığını, aksine devamını istediğini, ancak öncelikle geçmiş yıl borçlarını ödemesinin kendisinden istendiğini,bunun üzerine davacının sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin 13.maddesi uyarınca müvekkilinin cezai şart alacağının doğduğunu bu borçların ödenmemesi üzerine müvekkilinin teminat mektuplarını nakde çevirdiğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin defter ve kayıtlarının kesin delil niteliğinde olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre,her iki taraf defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu, sözleşmenin (1) yıllık olup süre sonunda kendiliğinden devam edeceğine ilişkin bir düzenlemenin sözleşmede bulunmadığı, ortada yeni bir sözleşme olmadığından feshedilen bir sözleşmeden söz edilemeyeceği, bu itibarla davalının cezai şart alacağının doğmayacağı gerekçeleriyle davanın kabulüne, toplam 124.975 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/3564, K. 2010/13791, 6 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama