KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/3593 E., 2010/7100 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye HukukMahkemesi
- Tarih
- 10.6.2008
- Nosu
- 310-203
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalıya veresiye fişleri ile verilen akaryakıt bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre davacının davalıya akaryakıt sattığını ve bedelini alamadığını kanıtladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra dosyasına yaptığı 7.324.50.-YTL.lik kısma yönelik itirazının iptaline, takibin devamına işlemiş faize ve fazlaya ilişkin talebin reddine, B.K.nun 104/son maddesi gereğince 7.324.50.-YTL.asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 9 yasal faiz yürütülmesine, asıl alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından, aleyhine akaryakıt alacağı için takibe girişilen kişi ... oğlu 1961 doğumlu ...'dır. Takibe itirazda bulunan kişi ise ... oğlu 1950 doğumlu ... isimli şahıstır. Aleyhine takibe başlanılan davalı ... oğlu 1961 doğumlu ... icra takibine herhangi bir itirazda bulunmamıştır. Bu nedenle aleyhine yapılan takip bu davalı yönünden kesinleşmiştir. İİK.nun 67. maddesine göre ... oğlu 1961 doğumlu ... süresinde itiraz etmediğinden açılan itirazın iptali davası da dinlenemez. O halde bu davalı yönünden itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece anılan gerekçe ile ... oğlu 1961 doğumlu ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasıyla ilgili hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/3593, K. 2010/7100, 8 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama