KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/377 E., 2010/11122 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki birleştirilen bedelin iadesi- menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı birleştirilen 2007/316 Esas sayılı dosya davacısı vekili, müvekkilinin davalılardan ...Paz.İth.İhr.A.Ş’nin ithal edip, satışını yaptığı jeneratörü yetkili acente olan diğer davalıdan 8.350 Euro’ya satın aldığını ve ticari teknesine taktırdığını, ancak davalı teklif mektubunda ... jeneratörü olduğu belirtilen bu jeneratörün aslında ... için üretilmediğini, sonradan eklentiler yapılarak ... jeneratörüne çevrildiğini, tekneye takıldığından beri 7 kez arızalandığını ve şu anda da devre dışı olduğunu jeneratörün 4077 sayılı kanunun 4.maddesi gereğince jeneratörün ayıplı olduğunu bedeli olarak davalı ...A.Ş’ne 5.000 Euro bedelli,
diğer davalıya 3.000 Euro bedelli senetleri verdiğini bildirerek, sözleşmenin feshiyle ayıplı malın iadesi ile 8.350 Euro mal bedelinin davalılardan müteselsilen tahsiline, birleştirilen dosyada ise adı geçen senetlerden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar-birleştirilen dosya davalıları vekili, davaya konu satışın tüketici işlemi olmayıp, ticari bir satış olduğunu, jeneratörün ayıplı olmadığını, periyodik bakımlarının gerektiği gibi yaptırılmadığını, arızanın hatalı kullanımdan kaynaklandığını, ayıp bulunsa dahi TTK.nu ve BK.nunda belirtilen süreler içinde ayıp ihbarının yapılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, her ne kadar teknik bilirkişiler jeneratörde bulunan ayıbın gizli ayıp olduğunu belirtmiş iseler de, keşif sırasında yapılan kontrolde jeneratörün çalıştırıldıktan bir süre sonra durduğunun gözlemlendiği, bu kontrolün uzman bulundurulmasına dahi gerek olmadan teslim sırasında alıcı tarafından rahatlıkla yapılmasının mümkün olduğu, jeneratörde bulunduğu iddia edilen değişikliklerin de teslim sırasında yapılacak basit bir muayene ile anlaşılmasının mümkün olduğu, davacının iğfal edildiği hususunda herhangi bir delil sunulmadığı, ayıbın gizli olmadığı,
TTK.nun 25/3.maddesinde belirtilen muayene ve ihbar yükümlülüğünün süresinde yerine getirilmediği, kaldı ki asıl davanın harcı yatırılmadığından asıl dava yönünden usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gerekçeleriyle gerek asıl, gerekse birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/377, K. 2010/11122, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama