KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/4114 E., 2010/6432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli davacı vek.Av.... ile davalı vek.Av....'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, dava dışı ... Hafriyat –...’ın bankadan kullanacağı krediyle davalıdan satın alacağı 2 adet araca ilişkin proforma faturanın müvekkiline fakslanması üzerine, 85.690 TL’yi davalıya havale ettiğini, ancak davalının kredinin teminatı olarak öngörülen rehnin ruhsata işletilmeden araçları teslim etmemesi gerekirken “Bayi Taahhütnamesine” aykırı olarak araçların teslimini yaptığını, rehin işlemleri tamamlanıncaya kadar emanetinde durması gereken parayı satış bedeli olarak hesabına geçirdiğini, söz konusu bedelin tahsili amacıyla yapılan takibin vaki itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40’ndan az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bankanın 10 aylık sürede gerekli yasal yollara başvurmadığını, hem kredi borçlusu hem de müvekkili aleyhine icra takibinde bulunarak mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu ile davalı vekilinin takip dosyasına yaptığı itirazın haksız olduğu, ödeme emrinde yazılı miktar kadar davalının borçlu bulunduğu anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalının %40 oranında tazminatla sorumlu tutulmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/4114, K. 2010/6432, 26 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama