KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/4875 E., 2010/7762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 10.06.2008
- No
- 73-161
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili , müvekkilinin dava dışı ... adına kayıtlı olan ... plakalı aracı davalıya haricen satıp teslim ettiğini , davalının da buna karşılık takibe konu bonoyu verdiğini, müvekkilinin bu bonoyu ciroyla, araç sahibi ...’ya teslim ettiğini,bono bedelinin ödenmemesi üzerine ...’nın müvekkili aleyhine takip başlattığını, müvekkilinin takibe konu borcu ödeyerek alacağı temlik aldığını ve davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, davalının bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline,takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bahsetmiş olduğu ... plakalı aracın kendisine satılmadığını, bu aracın alıcısının ... olduğunu, ayrıca takibe konu bononun kambiyo vasfını taşımadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller doğrultusunda takibe konu bononun kambiyo senedi vasfını yitirdiği, bu nedenle temlik alacaklısının temel ilişkiyi kanıtlaması gerektiği, ancak kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu bononun 05.07.2005 tanzim ve 15.08.2005 vade tarihini taşıdığı anlaşılmaktadır.İcra takip tarihleri gözetildiğinde üç yıllık zamanaşımı süresinin geçmediği de görülmektedir.TTK’nun 688.maddesinde öngörülen zorunlu unsurların da dava konusu bonoda mevcut olduğu gözlemlenmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş iddia ve savunma çerçevesinde TTK’nun bonoya ilişkin hükümleri gözetilmek suretiyle delillerin değerlendirilip uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, dava konusu bononun kambiyo senedi vasfını yitirdiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/4875, K. 2010/7762, 17 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama