KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/5527 E., 2010/9053 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
. Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan Banka vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, davalı bankanın takibe konu yaptığı, diğer davalı şirketin lehtar olduğu bononun müvekkillerince düzenlenmediğini, imzaların sahte olduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline, müvekkili ...’dan icra marifetiyle tahsil edilen 9.748.30 YTL’nin müvekkili ...’den tahsil edilen 789.00 TL’nin istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili cevabında, davanın bir yıllık süreden sonra açıldığını, takibin itirazsız kesinleştiğini, senetteki imzaların borçlulara ait olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delilere ve bilirkişi raporlarına göre takibe konu edilen 17.000.00 TL bedelli bono altındaki imzaların davacıların eli mahsulü bulunmadığı, bononun tamamen sahte olarak tanzim edildiği, borçlu olmadıkları halde davacıların, haciz baskısı altında ödeme yaptıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... ve ... Bankası A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının dava dilekçesinde faiz talep etmediği gözden kaçırılarak HUMK.’nun 74. maddesine aykırı olarak istirdatına karar verilen miktara faiz yürüterek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/5527, K. 2010/9053, 15 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama