KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/5673 E., 2011/1072 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 10.2.2010
- No
- 171-64
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı arasında yapılan kira sözleşmesi gereğince müvekkillerine ait taşınmazda kiracı olarak bulunan davalının taşınmazı 2008 yılının şubat, mart, nisan aylarının kirasını ödemeden tahliye etiğini, toplam 5.300,00 YTL kira alacağının tahsili için yapılan icra takibinin davalının kısmi itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek, davalının 4.144,00 YTL' ye itirazının iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin taşınmazı 05.04.2008 tarihinde tahliye ettiğini, bu nedenle 2008 yılı nisan ayı kira bedelinden sorumlu olmadığını, müvekkilinin davacılara sözleşme gereğince verdiği 1000 USD depozitonun mahsubundan sonra bakiye 1.156,00 TL' nin fer'ileriyle birlikte icra takip dosyasına ödendiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacıların davalıdan 4.144,00 TL bakiye alacağının kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının kısmi itirazının iptaline, 5300,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3. ve HUMK' nun 388/3. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Yerel mahkeme kararında davanın kabulüne ilişkin gerekçeler karar yerinde gösterilmemiştir. Bu hal, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141.ve HUMK' nun 388.maddelerine aykırılık teşkil ettiğinden hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/5673, K. 2011/1072, 2 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama