KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/5805 E., 2010/10161 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 17.03.2010
- No
- 142-141
Karar Metni
212 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında kredi kartı üyelik sözleşmesi bulunduğunu, davalının müvekkilinin yapmadığı harcamaları alacak olarak gösterip icra takibi yaptığını ileri sürerek icra takibinden dolayı davalıya toplam 2.528.47 YTL borçlu bulunmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin 5 ve 7.maddesine göre davacının kartını ve şifresini kaybetmesi durumunda sorumlu olduğunun belirlendiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının kredi kartını kaybettiği hususunda davalı bankaya bilgi vermediği, kartla yapılan harcamalardan dolayı davacının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık banka kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda mahkemece 01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 44/1.maddesindeki düzenlemeye göre davanın Tüketici Mahkemesinin görevine girdiği gözetilmeden genel mahkeme sıfatıyla yargılama yapılarak hüküm tesisi isabetsizdir.
Aslı gibidir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/5805, K. 2010/10161, 22 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama