KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/6122 E., 2011/813 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirkete bir vinç sattığını, ancak davalı şirketin bu vince ait KDV bedelini ödemediğini, bunun üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile imzalanan sözleşmede KDV alacağının kararlaştırılmadığını, ödeme tutanağında da toplam bedelinin 54.000.-TL.kararlaştırıldığını, ancak davacının haksız olarak KDV talep ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, tarafların ayrıca KDV talep edileceği konusunda aralarında anlaşmadıkları, bu nedenle davacının bu alacağı talep edemeyeceği, ancak davalı tarafın kendisine teklif edilen yemini eda etmekten kaçındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki alım satım sözleşmesinde mal bedeli 54.000.-TL.olarak belirlenmiş ve ödeme planında da taksitler gösterilerek toplam bedelin 54.000.-TL.olduğu açıklanmıştır. Satış perakende satış olup, taraflar sözleşmeden kaynaklanan karşılıklı edimlerini yerine getirmişlerdir. Ayrıca KDV alınacağına dair taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığından sözleşmede kararlaştırılan bedele KDV’nin dahil olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece, tarafların karşılıklı edimlerini yerine getirdikten sonra davacının KDV talebinde bulunamayacağı gözetilmiş olmasına rağmen somut olay bakımından icapsız yemin teklifine karşı davalının duruşmaya gelmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/6122, K. 2011/813, 27 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama