KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/6250 E., 2010/8942 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
242 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... arasında akdedilen genel ticari kredi sözleşmesinde davalının kefil olarak yer aldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine aleyhine girişilen takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamı, %40 oranında icra inkar tazminatının ve ayrıca sözleşmenin 35.maddesi gereğince alacağın %15’i oranında cezai tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddi gerektiğin savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanca kanıtlanan davanın kabulüyle davalının itirazının iptaline, takip talebindeki koşullarla takibin devamına, asıl alacağın %40’ ı oranında icra inkar tazminatının ve yine asıl alacağın %15’i oranına isabet eden cezai tazminatın ayrı ayrı davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı yanca temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı kefil aleyhine temerrüt faizine de hükmedilmiş ise de, dosya arasında davalının takipten önce temerrüde düştüğüne dair bir delil bulunmamaktadır.O halde davalının BK.nun 101.maddesi uyarınca temerrüdünün takip tarihi itibariyle başlayacağı gözetilmeden bu kalem istemin de kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan davalının kefil sıfatıyla imzaladığı Genel Ticari Kredi Sözleşmesinin 35/a maddesinde düzenlenen cezai tazminat yükümlülüğünün kredinin asıl borçlusuna (müşteri) yönelik olduğu gözetilmeksizin, davalı aleyhine cezai tazminata da hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/6250, K. 2010/8942, 14 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama