KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/6954 E., 2010/10910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
Karar Metni
247 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ihtiyati hacze itirazın incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde ihtiyati haciz isteyen vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
İhtiyati haciz isteyen vekili, genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredilerin ödenmemesi nedeniyle müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz isteminde bulunmuş, talep uygun görülerek mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden vekili, alacağın ipotekle teminat altına alındığını, müvekkilinin mal kaçırma girişiminde bulunmadığını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, alacak miktarının yaklaşık 10 katı değerindeki ipotekle alacağın güvence altına alınmış olduğu belirtilerek ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm ihtiyati haciz isteyen vekilince temyiz edilmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu'nun 257’nci maddesi uyarınca, alacağın rehinle temin edilmesi hâlinde borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilemez. Aleyhine ihtiyati haciz istenen kredi sözleşmesinin kefili olup, Borçlar Kanunu’nun 487’nci maddesi uyarınca alacak rehinle temin edilmiş olsa bile aleyhine ihtiyati haciz istenmesine bir engel bulunmamaktadır. Ancak ipoteğin, kefaletin teminatı olarak düzenlenmesi durumunda kefil hakkında ihtiyati haciz istenemez.
İpotek akit tablosunun incelenmesinde; ipoteğin muterizin kefalet borcu için değil, asıl borçlu Adanur Şirketinin borcu için tesis edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu ilkeler doğrultusunda aleyhine ihtiyati haciz istenen kefil için kefalet borcu nedeniyle teminat verilip verilmediği araştırılarak, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ihtiyati haczin kaldırılmasında isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/6954, K. 2010/10910, 6 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama