KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/6981 E., 2011/1820 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Tarih
- 9.3.2010
- No
- 537-77
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince duruşmasız, davacı vekilince de hernekadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, bu isteğin miktar itibariyle reddine incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının, müvekkilinden satın aldığı mal bedellerini ödememesi nedeniyle başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu bildirerek itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıdan satın aldıkları “lak” maddesinin bozuk çıkması nedeniyle imha etmek zorunda kaldıklarını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu malların yalnızca 704.60.-TL.lik kısmının ayıplı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 12.270.33.-TL.üzerinden devamına, bu miktara takip tarihi 17.05.2006'dan itibaren talep gibi % 25 oranını aşmayacak şekilde değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine, alacak likit olmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı ayıp savunmasında bulunmuştur. Bu durumda mahkemece TTK.nun 25/3.maddesinde öngörülen süreler içinde ve aynı yasanın 20/3.maddesindeki yöntemlerle ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı araştırılmadan ve satışa konu malların ayıplı olduğu konusunda bilirkişi raporunda kesin bir kanaate varılamadığı halde bu yönlerde daha ayrıntılı bir araştırma ve inceleme yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/6981, K. 2011/1820, 14 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama