KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/7683 E., 2011/3072 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, keşidecisi müvekkil olan 25.000.-TL bedelli çekten dolayı davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe konu çekin müvekkilinin rızası dışında elinden çıktığını, çek üzerindeki yazı ve imzanın müvekkili eli ürünü olmadığını ileri sürerek takibe konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin ciro yoluyla müvekkilinin eline geçtiğini, müvekkilinin çekte ciranta olarak iyiniyetli 3.şahıs olduğunu, sahtecilik def’isinin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu çekin dava dışı ....’ın cirosuyla davalıya geçtiğini, davacı yanın anılan ilk cirantaya karşı bir delil ileri sürmediği, 3.kişi durumunda olan davalının kötüniyetli olduğunu ispatlayamadığı sürece bu def’ileri davalıya karşı ileri süremeyeceği, imza incelemesinin sonucunu değiştiremeyeceğinden davacının bu yöndeki talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, takip konusu çekin rızası hilafında elinden çıktığını iddia ettiği gibi, çek üzerindeki imzanın da müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürmüştür.
Sahtelik defi mutlak defi olup herkese karşı ileri sürülebilir. Mahkemece, davacının sahtelik iddiası gözönünde bulundurularak çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı itirazı üzerinde durularak imza incelemesi yapılıp varılacak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/7683, K. 2011/3072, 9 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama