KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/7851 E., 2010/11102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Tarih
- 24.12.2009
- No
- 174-972
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı aracın yenisi ile değiştirilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, ayıplı aracın, ayıptan ari misli ile değiştirilmesi ve mahrum kalınan kârın tazminine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını, arızaların maldan yararlanmamayı sürekli kılması halinin, davada gerçekleşmediğini, malın değerini, elverişliliğini azaltacak önemli bir ayıbın bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığı, davanın bir yılı aşkın sürenin sonunda açıldığı, alıcının TTK.nun 25/4.maddesinde öngörülen 6 aylık zamanaşımı süresinde seçim hakkını kullanmadığı, araçtaki bazı sorunların davalı yanca giderildiği, davacı tarafından aracın halen kullanıldığı, aracın misliyle değişim hakkının somut teknik veriler karşısında mümkün olmadığı, kâr mahrumiyetine ilişkin tazminat isteminin de yerinde olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu aracın garanti süresi içinde 19.09.2006, 31.08.2007 tarihleri arasında üç defa direksiyon kutusu arızası, iki defa enjektör, iki defa şanzıman pompa rölesi, el fren mekanizması,motor kablosu, komple motor revizyonu, turbo kompresör direksiyon rot kolu, bagaj kilidi olmak üzere 14 kez servis hizmeti aldığı, 25 gün serviste kaldığı tespit edilmiştir. Davacının bu şekilde servise başvurması ve servisin de ayıp durumunu kabul etmesi nedeniyle davacı tarafından ayrıca bir ayıp ihtarında bulunmasına gerek yoktur.
Bu durumda mahkemece, açıklanan hususlar üzerinde durulup değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddinde isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/7851, K. 2010/11102, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama