KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/7955 E., 2011/2440 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Tarih
- 27.5.2008
- No
- 929-284
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalının müvekkili şirketin ... Bayiliğini üstlendiğini, ancak davalının sözleşmeye aykırı olarak bir başka firmaya ait ürünleri satığının mahkeme kararı ile tespit edilmesi üzerine akdin feshedildiğini, müvekkilinin bu nedenle kazanç kaybına uğradığını belirterek mahrum kalınan kâr nedeni ile uğranılan zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili firmanın sözleşmeye aykırı davranmadığını bir başka firmaya ait ürünleri satmadığını, davacının akdi haksız olarak feshettiğini öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı, davacının talebinin davalının akde aykırı davranması nedeni ile sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesinden dolayı uğranılan kâr mahrumiyetinin tahsiline ilişkin olduğu davacının sözleşmenin fesih nedenini mahkeme tespitine dayandırdığı ancak tespitin davalının işyerinde değil, müşterisi olduğu iddia edilen kişilerin evlerinde yapıldığı ve bu kişilerin, tespit tutanağını imzalamaktan imtina ettikleri, davalı hakkında 1705 Sayılı Yasaya aykırılık nedeni ile ...
Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sırasında, davalı işyerinde yapılan aramada sadece davacı şirkete ait LPG tüplerinin bulunduğunun tespit edilip, Cumhuriyet Savcılığınca takipsizlik kararı verildiği, bu durumda davacının sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/7955, K. 2011/2440, 24 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama