KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/923 E., 2010/9880 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
- Tarih
- 22.10.2009
- Nosu
- 62-452
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında gazete ve cep telefonu kontörü alışverişi mevcut olup, müvekkilinin alacağını tahsil için giriştiği icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin davacıdan cep telefonu kontörü almadığını, teslim edilmediğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı, hatırlatılan yemin teklif hakkını da kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine, takip konusu alacak üzerinden hesaplanan % 40 icra tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.nun 67/2.maddesine göre itirazın iptali davasının alacaklı aleyhine sonuçlanması halinde, borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacının icra takibinde haksız ve kötüniyetli olması gerekir. Somut olayda davacının takibinde kötüniyetli olduğu anlaşılamadığından davacı aleyhine tazminata hükmolunması doğru olmayıp, kararın bozulması gerekirse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Aslı gibidir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/923, K. 2010/9880, 16 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama