KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/9722 E., 2011/4899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı malın iadesi-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan satın aldığı ve 04.03.2009 tarihinde teslim edilen dikiş makinasının toz haznesinde değişik renkte kumaş ve ip parçaları olduğunu, çizikler bulunduğunu, çalışmadığını, yenisiyle değiştirilmediğini ileri sürerek ayıplı malın iadesine, satış bedeli olan 1.600,00 TL' nin yasal faizi ile birlikte davalından tahsiline, mahrum kalınan kazancın şimdilik 100,00 TL'sinin davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında mahrum kalınan kazançla ilgili talebini atiye bırakmıştır.
Davalı vekili, arızanın kullanma hatasından meydana geldiğini, kazanç kaybına ilişkin talebin atiye bırakılmasına muvaffakat ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu dikiş makinasının 1.600,00 TL bedelle 04.03.2009 tarihinde davacıya satılarak teslim edildiği, teslim tarihinden itibaren çalışmadığı, makinadaki teknik arızanın satılmadan önce kullanılmasından veya imalat hatasından meydana geldiği, arızanın kullanma hatasından kaynaklanmasının mümkün bulunmadığı, makinanın ayıplı olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu makinenin davalıya iadesine, 1.600,00.-TLnin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından davalı aleyhine açılan maddi tazminat davası atiye bırakıldığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/9722, K. 2011/4899, 13 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama