KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/10323 E., 2011/15360 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
737 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı Altarnatifbank AŞ.vekilince duruşmalı, diğer davalı ... ve davacılar ... Un San. ve Tic. Ltd. Şti., ... vekillerince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili Av. Şahin Baran ile davalılardan ... vekili Av. ... ve davalı .... vekili Av. ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, 06.01.2006 tarihli kredi sözleşmesi gereğince müvekkillerinin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile borçlu olunmadığı halde davalılara ödenen 200.000 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, en son tahsilatın 13.06.2006 tarihli olduğunu belirterek davanın zamanaşımına uğradığını, alacağın 22.11.2006 tarihinde diğer davalıya temlik edilmesi nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili banka ile davacılar arasında birden fazla Genel Kredi Sözleşmesi bulunup, en son Genel Kredi Sözleşmesinin öncekilerinin eki olduğunu, icra takiplerinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla gerçekleştirilmiş olması nedeniyle aynı alacak için mükerrer tahsilat yapıldığı iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, İİK'nun 68/b maddesine göre hesabın kat'ı ihtarına itiraz edilmemiş olduğundan borç ödenmeden dava açılamayacağını, müvekkilinin alacağı 22.11.2006 tarihinde temlik alması nedeniyle bu tarihten önceki işlemlerle ilgisi olmadığını, müvekkilinin kendi alacağını tahsil etmek amacıyla alacağı temlik aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, son tahsilatın 29.06.2007'de yapılması ve davanın da 10.07.2007'de açılması nedeniyle davalı bankanın zamanaşımı savunmasının yerinde olmadığı, davacı ...'ın kefil olmayıp sadece ipotek borçlusu olduğu ve 29.06.2007 itibarıyla borcunu ödemesine rağmen ipotekli takip devam ettiğinden menfi tespit davası açmakta haklı olduğu,
borcun tasfiye edilmesinin şirkete ait fabrikanın satışı suretiyle gerçekleştiğinden davacı şirketin davasının kabul edilerek 99.445 TL.'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesi gerektiği, asıl borçlu şirket borçlu olmayınca kefiller ... ve ...'ın dava tarihi itibarıyla borçlu olmadıklarının anlaşıldığı gerekçesiyle; a) Davacı ... ve ...
Un Sanayi ve Tic.Ltd.Şti tarafından açılan davada davacıların Bursa 2. İcra Müdürlüğünün 2006/2320 E. sayılı İcra takibinden dolayı dava tarihi olan 10.07.2007 tarihi itibarıyla borçlu olmadıklarının tespitine, aynı takip dosyası bakımından davalı ... hakkındaki davanın husumet bakımından reddine, davacıların ve
davalı ...'ın tazminat istemlerinin reddine, b) Davacılar ... Un Sanayi Ltd. Şti. ... ve ... tarafından açılan davada davanın kabulü ile davalı banka tarafından davacılar aleyhine yürütülen ve temlik alan davalı ... tarafından devam ettirilen Bursa 2. İcra Müdürlüğünün 2006/2350-2006/1262, 2006/2321 ve 2006/2333 sayılı takip dosyalarından dolayı davacıların davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, davacı ... Un Sanayi Ltd.
Şti'nin istirdat isteminin kısmen kabulü ile 99.445 TL'nin 29.06.2007 olan fazla ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan alınıp, davacı şirkete ödenmesine, davacı şirketin fazlaya ait istemi ile davacılar ... ve ...'in istirdat isteminin reddine, davacıların ve davalıların tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-İİK’nun 45,I hükmüne göre “Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir.” Mahkemece davacılardan ... Un San. ve Tic. Ltd. Şti lehine verilen ipoteklerin teminat altına aldığı alacak tutarı da gözetilerek bu şirket hakkında yapılan ilamsız takip bakımından anılan kanun hükmü gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan dava dilekçesinde istirdadı talep edilen ödemelerin davalıların yapmış olduğu takip sırasında talep ettikleri faiz oranı üzerinden tahsiline karar verilmesi talep edilmiş olduğundan, mahkemece avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değildir.
2-Dosya içerisinde mevcut .... Noterliğince tasdikli 22.11.2006 tarihli temlikname ile davalı ...Ş. Bursa Şubesi tarafından bir kısım alacakların diğer davalı ...’a temlik edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda dava tarihinden önce temlik ettiği alacaklar bakımından davalı bankaya husumet yöneltilemeyeceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, temlike konu alacaklar bakımından da davalı banka hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Ayrıca, mahkemece aynı kişilerden 4 adet rapor alınmış olup, bu raporların her birinde farklı farklı maddi sonuçlara ulaşılmıştır. Bu durumda mahkemece tarafların bilirkişi raporlarına yönelik tüm itirazlarını karşılayacak, Yargıtay denetimine elverişli ve ayrıntılı, konusunda uzman kişilerden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınması gerekirken, bu niteliklerin tamamını taşımayan bilirkişi raporlarının hükme esas alınması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/10323, K. 2011/15360, 7 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama