KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/12538 E., 2012/4075 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin toptan gıda ve gıda ürünleri ve sair emtialar alanında satış ve pazarlama işi ile iştigal ettiğini, hırsızlık sonucu müvekkiline ait çeklerin çalındığını, dava konusu çekin davalı şirket tarafından takas bankasına ibraz edildiğini, ancak keşideci imzasının benzememesi nedeniyle işlem yapılmadan iade edildiğini ileri sürerek çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi, çekin ticari ilişki içinde bulunduğu dava dışı ...'dan ciro yoluyla eline geçtiğini, takas bankasına ibrazında mahkemece verilen tedbir kararı gereğince çeke işlem yapılmadığını, bunun üzerine çeki aldığı dava dışı ...'a iade ederek bedelini tahsil ettiğini, keşidecinin imzası konusunda bilgisinin olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece, davalı hamilin çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak ele geçirdiğinin kanıtlanamadığı, davalı beyanı ve çek fotokopisinden çekin davalı elinde bulunmadığının anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Çekin ibrazı suretiyle alacak hakkını talep eden hamile karşı menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Davalı çeki kendinden önceki hamile iade ettiğini savunduğuna göre bu savunma üzerinde durulup çekin dava tarihinden önce veya sonra mı iade edildiğinin araştırılarak davanın konusuz kaldığının anlaşılması halinde davanın açıldığı tarihdeki haklılık durumuna göre yasal sonuçlara hükmedilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/12538, K. 2012/4075, 14 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama