KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/15405 E., 2012/7272 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan menfi ve müspet zararların tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin sürekli bir borç ilişkisi doğuran ve her iki tarafa borç yükleyen sözleşme olup, davacının aynı anda hem menfi hem de müspet zararını isteyemeyeceği, davacının talebinin müspet zararın tazmini olarak nitelendirilmesi gerektiği, bu itibarla menfi zararın tazmini istemi açısından gereken koşulların oluşmadığı,
davalının sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiği, davacının sözleşmenin haklı sebeple sona erdiği 15.02.2008 tarihine kadar geçen sürece ilişkin olarak kâr mahrumiyetini talep edebileceği gerekçeleriyle davacının kanıtlanamayan menfi zarar talebinin reddine; davacının kâr mahrumiyeti talebinin kabulü ile 10.000 TL alacağın dava tarihinden,12.873,96 TL alacağın ıslah tarihi olan 21.02.2011 tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan avans faiz oranları uygulanmak suretiyle hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça haklı olarak feshedildiğinin kabulünde isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davalının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği saptanmış olduğuna göre, davacının bu nedenle davalıdan kâr mahrumiyeti isteyemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/15405, K. 2012/7272, 30 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama