KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/1648 E., 2011/12074 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı ...Ş oranında diğer davalının kefaletiyle Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının takipte yabancı para alacağının %22,5 oranında temerrüt faizi ile aynen tahsilini istediğini, yabancı para alacağının aynen tahsilini talep etmenin İİK. ve BK. 'nun hükümlerine aykırı olduğunu, yabancı para alacağıyla ilgili %22,5 oranında temerrüt faizi talep etmenin 3095 sayılı yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı vekilinin duruşmada yabancı para alacağının aynen tahsilini talep ettiklerini beyan ettiği, BK'nun 83/2 maddesi gereğince alacaklının yabancı para borcunun veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği, İİK'nun 58. maddesinin 3. bendi uyarınca takip talebinde alacak ve teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin belirlenmesi gerektiği, anılan yasa hükümlerinin emredici nitelikte olduğu, takip talebinde emredici yasa hükümlerine uyulmadığı, bu itibarla takibin usulüne uygun olmadığı,
kaldı ki davacının alacağının aynen ifa edileceğine dair davacı yanca bir sözleşme ibraz edilmediği gibi taraflarca imzalanmış olan Genel Kredi Sözleşmesine de atıf yapılmadığı gerekçeleriyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/1648, K. 2011/12074, 6 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama