KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/221 E., 2011/9582 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin yaklaşık yedi yıldır davalı bankanın mudisi olup, farklı tarihlerde hesap cüzdanları ile para yatırıp, çektiğini, son olarak bankaya para çekmeye gittiğinde adına kayıt olmadığından paranın ödenmeyeceğinin bildirildiğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz edildiğini belerterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının taşıdığı ve sahibi bulunduğu kimlik bilgilerine ait banka uhdesinde hiçbir hesap ve hak sahipliği olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, banka kayıtlarının incelenmesi ile düzenlenen bilirkişi raporu, toplanan delillere göre davacının hesabın gerçek sahibi olduğu gerekçesiyle, davalının icra takibine itirazının 8.307,00 USD yönünden iptaline, takibin devamına, şartları oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince;
Davacı vekilinin temyizi icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğine yöneliktir.
Dava konusu alacak mevduat hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece de bu şekilde kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Mevduat hesabındaki para, likit (bilinebilir, belirlenebilir) nitelikte olduğundan İ.İ.K’nun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle davacının bu yöne ilişkin talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmektedir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/221, K. 2011/9582, 7 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama