KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/3145 E., 2011/13793 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili şirketin ayakkabı toptancısı, davalının ise market işletmeleri sahibi olduğunu, müvekkili şirkete ait dükkanın davalıya kiraya verildiğini, 8.2.2005 tarihinde imzalanan ve 5 yıl süreli kira kontratının 8. maddesinde davalının tüm şubelerinde satışa sunacağı bot ayakkabı, terlik sandalet, spor ayakkabısı vb ürünleri müvekkili şirketten alacağının hüküm altına alındığını, bu nedenle kira bedelinin cüzi bir bedel olarak tespit edildiğini,
davalının ilk altı aylık dönemde 12.08.2005 tarihine kadar 100.000 TL'lik ürün satın aldığını ancak daha sonra söz konusu ürünleri sözleşmeye aykırı olarak başka firmadan temin ettiğini, böylelikle müvekkilini zarara uğrattığını iddia ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 6.000 TL'nin davalı şirketten ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, taraflar arasında 15.2.2005 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi ve ayrıca alım satım sözleşmesi akdedildiğini, davacının taraflar arasındaki sözleşmeler devam ederken kötüniyetli olarak müvekkili aleyhine akde aykırılık nedeniyle tahliye davası açtığını böylelikle taraflar arasındaki ticari ilişkinin sekteye uğradığı gibi, aralarındaki sözleşmenin uygulanmasını da imkansız hale getirdiğini, alım satım sözleşmesinin davacı yan tarafından zımnen ortadan kaldırıldığını, buna rağmen müvekkilinin ticari ilişkiyi sürdürmeye çalıştığını, davacının kârdan yoksun kaldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taleplerinin karşılanmadığını, daha sonra taraflar arasında yapılan çalışma protokolü ile satın almaların gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının kira miktarının düşük gösterilmesine dayalı alacak davası açmış ise de bu iddiasını ispatlayamadığı alım satım sözleşmesi ve kira sözleşmesinin bir birine atıf yapan herhangi bir maddesininde bulunmadığı, taraflar arıasındaki alım satım sözleşmesinde davalının kiraladığı iş yerinde ve diğer tüm şubelerinde sadece davacıya ait malların satılacağını ve davacıdan mal satın alacağını taahhüt etmiş olup, kendisini bağlayıcı şekilde davacıdan alınacak ürünlerin kotasını belirlemediği, bu nedenle davalı yanın her yıl belli satış rakamını yakalama yükümlülüğü bulunmadığı,
hatta ürün alma yükümlülüğü dahi olmadığı 2007 yılı itibariyle davalı ayakkabıcılık şirketi ile imzalanan çalışma protokolüne istinaden davalı firmanın Doruk Ayakkabıcılık ile çalışmaya başladığı, davacının zararının 8.05 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/3145, K. 2011/13793, 3 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama