KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/3364 E., 2011/14516 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 23.12.2010
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalıya satılan malların bedellerinin tahsili amacıyla Ankara 18.İcra Müdürlüğünün 2010/4135 esas sayılı takip dosyası ile başlatılan takibe karşı davalının yapmış olduğu itirazın 2.443,63 TL.lik kısmının iptali ile takibin devamına ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı hakkında yürütülen takibe konu alacağın taraflar arasındaki ticarete uygun olarak gerçek borç miktarını yansıtmadığını, davalının muaccel hale gelmiş borcu bulunmadığını, davacının asıl alacak miktarının dayandığı satışı ispat etmekle yükümlü olduğunu, davacı şirketin icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının davalıya satılan mal bedelinin ödenmediğini iddia ederken, davalı taraf kendisine dava konusu malın teslim edilmediğini savunmayıp aksine taraflar arasında açık hesap ilişkisine dayalı ticari ilişki olduğunu, davacının kendisine alacağın kaynağını gösterir bir uyarıda bulunmadığını savunmuştur.
Açıklanan iddia ve savunma, tarafların tacir olduğu gözetildiğinde malın kendisine teslim edilmediği, savunması olmayan davalının ticari ilişki içerisinde teslim aldığı mal bedelini ödediğini kanıtlaması gerekir. Bir başka deyişle somut olayda ispat külfeti davalıdadır.
Mahkemece, açıklanan bu yönler gözetilmeden ispat külfetinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/3364, K. 2011/14516, 23 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama