KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/3874 E., 2011/15761 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında bir takım makine ve ekipmanların müvekkilince davalılara satılarak teslim edilmiş ise de bakiye borç tutarının ödenmediğini, ihtarname tebliğine rağmen olumlu sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla devlet bankalarının Alman Markı ve Amerikan Dolarına açılan bir yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz oranıyla birlikte 44.000 DM ve 9.800 USD'nin 08.03.2002'den itibaren davacılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; satın alınan makine bedellerinin müvekkilince ödendiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davalılar tarafından ödeme savunmasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 9800 USD'nın 05.03.2002 tarihinden dava tarihi olan 21.04.2006 tarihine kadar işlemiş bulunan 2.363,55 USD faiziyle birlikte ve 22.496,85 Euro'nun (44.000 DM karşılığı)yine 05.03.2002'den dava tarihine kadar işlemiş 6.048,95 Euro faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı yanca davalılara hitaben .... Noterliği'nin 2359 sayılı 27.02.2002 tarihli ihtarnamesi keşide edilerek bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde davaya konu edilen tutarın ödenmesi istenmiştir. Belirtilen ihtarnamenin iki davalıya 05.03.2002, üçüncü davalıya ise 08.03.2002 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği görülmektedir.
B.K 101. maddesi uyarınca ihtarda bildirilen sürenin sonunda davalıların temerrüde düşmeleri yasal bir zorunluluktur. Mahkemece davalıların temerrüt tarihleri gözetilmeksizin davacı istemini de aşacak şekilde faizin başlangıç tarihinin 05.03.2002 tarihi esas alınarak bilirkişiye faiz hesabı yaptırılması doğru görülmemiştir. O halde mahkemece ihtarnamenin davalılara tebliğ tarihleri ve devamında davalıların temerrütlerinin gerçekleştiği tarihler esas alınarak temerrüt tarihinden dava tarihine kadar faiz hesabı yaptırılması ve varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/3874, K. 2011/15761, 14 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama