KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/4114 E., 2011/14328 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 24.12.2010
- No
- 2009/435-2010/584
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalı ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin şantiye tarifesinden elektrik abonesi iken tavukçuluk yaptığına dair belgeyi ibraz ederek tarife değişikliği istemesine rağmen hatalı tahakkuk yapıldığını bildirerek yapılan fazla ödemenin şimdilik 19.272,30 TL’sinin ödeme tarihlerinden itibaren ayrıca hesaplanacak yasal faizleriyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... AŞ. vekili, müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını bildirerek davanın husumet nedeniyle reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın yersiz olup reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davalı ...’ın farklı tarifeye dayalı olarak yaptığı hesaplamanın yönetmelik ihlali yönünde olduğu, davacının 56.653,38 TL fazla ödemede bulunduğu, dava ve ıslah talebinin bu nedenle yerinde olduğu, davalılar arasındaki devir sözleşmesinin 20.maddesine göre davalı ... AŞ.’nin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçeleriyle davalı ... A.Ş. yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine; davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hüküm HUMK’nun 388 (6100 sayılı HMK. 297.md.)maddesine aykırı olarak düzenlenmiştir. Zira dava, 19.272,30 TL üzerinden açılmış, daha sonra ıslah yoluyla 37.421,20 TL arttırılarak 56.693,50 TL.’ye çıkarılmıştır. Yerel mahkemenin gerek kısa kararında, gerekse gerekçeli kararında davalı ... yönünden “davanın kabulüne” denilmekle yetinilmiş, böylece dava dilekçesindeki miktar yönünden mi, yoksa ıslah edilen miktar yönünden mi karar verildiği açıklanmadığından verilen karar anılan yasa hükmüne aykırıdır. Hüküm verildikten sonra davadan elini çeken mahkemenin tashih yoluyla kendiliğinden hükmü değiştirmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/4114, K. 2011/14328, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama