KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/4466 E., 2011/6630 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili ve süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili müvekkili şirketin davalı bankanın Kadıköy Şubesi’nde bulunan hesabına, müvekkilinin izni ve bilgisi dışında 15 dakika içinde internet yoluyla 3 defa girilmek suretiyle toplam 6.945.00.-TL.nin yine davalı bankanın Moda Şubesi’nde bulunan Servet Yancı’nın hesabına havale edildiğini, internet bankacılığı hizmetinde yeterli güvenliği sağlayamayan davalı bankanın sorumlu olup, paranın iadesi yönündeki taleplerine cevap vermediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davanın niteliği itibariyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat davası olması nedeniyle müvekkili bankaya yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının uğradığını iddia ettiği zarara kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini, müvekkili bankaya izafe edilecek kusur bulunmadığını, müvekkili bankanın tele web sitesinin güvenliğini sağlamak için gerekli tüm önlemleri aldığını, davacı tarafından güvenlik uyarılarında yer alan hususların yerine getirilmemiş olması nedeniyle zararın doğduğunu, icra inkar tazminatının koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, internet bankacılığı kullanan davacının hesabından kimliği belirsiz üçüncü kişilerce internet üzerinden yapılan havale işlemleri ile para çekildiği, davacının bilgisayar ve internet konularında uzman olmasının beklenemeyeceği, şifresini korumaya yönelik sorumluluğu dışında bir görevinin bulunmadığı, davacının olayda müterafik kusurunun olmadığı,
bazı güvenlik önlemleri olmakla birlikte güncel teknoloji ile internet yoluyla dolandırıcılık olaylarına engel olunabilecek tek kullanımlık şifre uygulamasını zorunlu tutarak bu uygulamaya geçmemesinden dolayı davalı bankanın kusurlu olduğu, güven kurumu olan bankaların objektif özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden kaynaklanan hafif kusurlardan dahi sorumlu oldukları, mevduat olarak bankaya yatırılan paranın mülkiyet hakkına sahip olan bankanın meydana gelen zarara da katlanmak zorunda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Hüküm, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliğ üzerine davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur. Ancak davalı vekilinin temyiz dilekçesi davacı vekiline 19.4.2010 tarihinde tebliğ edilmiş olup, katılma yolu ile (cevapla) temyiz dilekçesi 10 (on) günlük yasal süre geçtikten sonra 30.4.2010 tarihinde verildiğinden temyiz isteminin süreden reddi gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin temyizine gelince; Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/4466, K. 2011/6630, 12 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama