KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/4474 E., 2011/15392 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, davacının davalıdan olan cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine başlattığı ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davacı lehine %40 icra inkar tazminatı verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, ancak duruşmadaki beyanında açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı defter kayıtlarında yapılan inceleme sonucu davalı yanın 4.579.78.TL. nakit ödediğini kanıtlayamadığı, davacı tarafın da bu miktarın nakit olarak alınmadığı yolunda yemin eda ettiği, takip miktarı kadar davacının davalıdan alacaklı olduğu kanısına varıldığı gerekçesiyle davalının İzmir 18.İcra Müdürlüğü’nün 2009/3691 takip sayılı dosyada itirazının iptaline ve takip tarihinden itibaren alacağa kademeli ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına ,%40 olarak takdir edilen 1.619,00 TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekili yargılama sırasında takibe konu yaptığı 177,00 TL.lik alacak kısmından feragat ettiğini bildirdiği halde bu yan gözetilmeksizin alacağın tamamını kapsar şekilde yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/4474, K. 2011/15392, 7 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama