KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/4545 E., 2011/15372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili; müvekkili banka ile davadışı ... arasında akdedilen Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinde davalının da kefil olarak yer aldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine aleyhine girişilen takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kefaletine konu kredi borcunun davadışı asıl borçlunun ödemesiyle son bulduğunu sonradan muvafakatı olmaksızın asıl borçlu ...'e kullandırılan krediden sorumlu olmadığını bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının alacağının mevcut olduğunun saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaliyle, takibin toplam 36.090 TL üzerinden asıl alacak tutarı 30.000 TL.'ye takip tarihinden itibaren %80 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle devamına, hükmolunan tutarın %40'ına isabet eden miktarda icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı yanca temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir.
Davacı vekili dava konusu icra takibinde üç ayrı kredi sözleşmesine dayanarak takipte bulunmuştur. Davalının bu sözleşmelerden birinde kefil olduğu, ancak diğerlerinde kefaletinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davalının kefaleti bulunmayan kredi sözleşmeleri nedeniyle kullandırılan kredilerden dolayı sorumluluğuna gidilemez.
Bu durumda mahkemece öncelikle dava konusu borcun hangi kredi sözleşmesinden kaynaklandığının belirlenmesi, davalının kefil olduğu kredi sözleşmesinden doğan bir borç olduğunun saptanması durumunda davalının ödeme savunmasında sözünü ettiği ödemenin hangi sözleşmeye istinaden yapıldığı hususunun tespiti yönünden konusunda uzman bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/4545, K. 2011/15372, 7 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama