KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/68 E., 2011/2742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, davalının müvekkillerine yapacağı maddi yardımın teminatını oluşturmak üzere, 23.000TL tutarlı bir adet bononun müvekkilleri tarafından keşide edilerek davalıya verildiğini, bonoda malen kaydı yazılı ise de yanlar arasında mal alışverişi bulunmadığını ve davalı tarafın taahhüt ettiği edimini ifa etmemesi sonucu bononun bedelsiz kalmasına rağmen müvekkilleri aleyhine takibe konu edildiğini belirterek müvekkillerinin bono nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığının tespitine ve % 40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların borçları mukabilinde davaya konu bonoyu keşide ederek müvekkiline verdiğini ve vadesi geldiği halde bedelini de ödemediklerini bildirerek, davanın reddi gerekiğini savunmuştur.
Mahkemece; davalı asilin yemin beyanı içeriğine göre taraflar arasında mal alışverişi olmadığının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu bono nedeniyle davacıların davalıya boçlu olmadıklarının tespitine, koşulları oluşmadığından davacı yanın tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlığa konu bono üzerinde düzenleme sebebinin malen yazıldığı görülmekte olup tarafların iddia ve savunma içeriklerinden bononun düzenleme sebebinin davacı tarafından talil edildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında isbat külfetinin davacıda olduğu ve yemin içeriğine göre davacılar tarafından kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerkçeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/68, K. 2011/2742, 2 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama